FLAŞ HABER: Husumetli iki aile arasında silahlı çatışma: 2 ölü, 7 yaralı, 21 gözaltı!

Husumetli iki aile arasında silahlı çatışma: 2 ölü, 7 yaralı, 21 gözaltı!

SOYKIRIM HAMLESİNE MARUZ KALIYORLAR

SİYASET - Gelecek Partisi Gaziantep Gençlik Kolları İl Başkanı Burhan ÇAKABEYLİ tarafından Doğu Türkistan için balıklı meydanın da basın açıklaması ve imza kampanyası düzenlenirken standa gelen vatandaşlar Doğu Türkistan'da yaşananlar konusunda bilgilendirildi.

Gelecek Partisi Gaziantep Gençlik Kolları İl Başkanı Burhan ÇAKABEYLİ  tarafından Doğu Türkistan için balıklı meydanın da basın açıklaması ve imza kampanyası düzenlenirken standa gelen vatandaşlar Doğu Türkistan'da yaşananlar konusunda bilgilendirildi. 

"SOYKIRIM HAMLESİNE MARUZ KALIYORLAR"

Balıklı Meydanında açılan stantta Doğu Türkistan için imza kampanyası düzenlenirken standı Gelecek Partisi Gaziantep  İl Başkanı Bekir Öztekin , Kadın Kolları Başkanı Pınar Ayhan , il başkan yardımcıları Oya Kantar ,  Hasan Şimşek , Celil Korkut , Abdurrahman akalın , Abdulkadir Esen , Hüseyin Çakmak ve gençlik kolları il yönetimi , çok sayıda vatandaşta ziyaret etti. Gelecek Partisi Gaziantep il Gençlik Kolları tarafından düzenlenen etkinlikte açıklama yapan il Gençlik Kolları Başkanı Burhan ÇAKABEYLİ  Doğu Türkistan'daki  soykırıma dikkat çekerken: "9 Aralık 1948’de Paris’te toplanan BM Genel Kurulu’nda  soykırım suçunun önlenmesine ve cezalandırılmasına dair sözleşme imzalanmıştır. Bu vesileyle Türk Dünyasının kanayan yarası Doğu Türkistandan da yaşayan kadınların yaşadıkları işkenceleri meselesine,  Doğu Türkistan’da sistematik bir şekilde uygulanan insan hakları ihlallerine, soykırıma dikkatlerinizi bir kez daha çekmek istiyoruz. Yıllardır dinleri, dilleri ve kültürleri yüzünden çeşitli baskılara maruz kalan Doğu Türkistanlı soydaş ve dindaşlarımızın özellikle son zamanlarda yoğunlaşan bir sindirme ve soykırım hamlesine maruz kaldıkları açıktır. Çin Halk Cumhuriyeti’nin önce tamamen inkar ettiği, mızrak çuvala sığmayınca da sözde “meslekî eğitim ve aşırılıkla mücadele” adı altında meşrulaştırmaya çalıştığı post-modern Nazi kampları uygulaması, aydın, sanatçı ve bilim adamlarının sudan bahanelerle hapislerde süründürülmesi, Müslüman ailelerin evlerinde Komünist Partisi görevlilerinin “zorunlu misafir” olarak bulundurulması Uygur kadınlarına işkenceler yapılması vb. pek çok insanlık dışı uygulama iki yıldır dünya kamuoyunun gündemindedir. Gelecek partisi  olarak Türk dünyasının bu kadim medeniyet merkezinde yaşanan bu faciaya Türk kamuoyunun dikkatini çekmek için 4-8 mart tarihleri arasını DOĞU TÜRKİSTAN’da yaşayan kadınlar gün olarak belirledik ve bunla çeşitli toplantılar yaptık ve imza kampanyası düzenledik. Genel başkanımız seçilmiş son başbakan olan PROF. AHMET DAVUTOĞLU.’da bu konudaki kampanyalara katılmakta, basın açıklamaları yapmakta ve imza kampanyası  tertip etmektedirler." dedi.

"EŞİ GÖRÜLMEMİŞ BİR BASKI"

Doğu Türkistan kadınlarının da son yıllarda daha önce eşi benzeri görülmemiş baskı ve zulüm politikalarına maruz durumda bırakıldığını söyleyen Demir: "1949’da Çin tarafından işgal edilen ve 1955’de “Sinkiang Uygur Özerk Bölgesi” adıyla Çin tarzı özerk bölgeye çevrilen Doğu Türkistan’da yaşayan ve çoğunluğu Uygur olmak üzere Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk unsurlardan oluşan Doğu Türkistan kadınları son yıllarda daha önce eşi benzeri görülmemiş baskı ve zulüm politikalarına maruz durumdadır. Çin Devleti, Doğu Türkistan Türklerini kitlesel bir biçimde sözde “eğitim kampları”nda tutmaktadır. Kadınlara, çocuklara Aydınlar, bilim adamları hapsedilmekte, müebbet ve idam cezalarına çarptırılmaktadırlar. Daha düne Uygurların haklarını savunan bilim adamı İlham Tohti’ye müebbet hapis cezası verilmiştir. Araştırmacılar yaklaşık olarak bir buçuk milyon kişinin yargılama olmaksızın kamplarda tutuklu bulunduğunu tahmin etmektedir. Bu tutuklular katı bir gözetim altında, psikolojik baskılara tabi tutulmakta, ve kadın erkek ayrımı yapılamadan işkenceler yapılmaktadır ana dillerini, dinlerini ve kültürlerini terk etmeye zorlanmaktadırlar. Kampların dışındaki Müslüman Türk halk ise çok yoğun izleme sistemleri, kontrol noktaları ve kişilerin birbirlerini gözetlemeleri gibi temel insan haklarını alenen ayaklar altına alan yollarla büyük bir baskı altında yaşamaktadırlar. Son dönemde basına sızdırılan Çin belgelerinde kamplarla ilgili talimatlar ortaya çıkmış, asla merhamet gösterilmemesi emri ifşa edilmiştir. Ortaya çıkan söz konusu kılavuzda, “öğrenci” olarak nitelenen tutukluların Çin kültürüne asimilasyonu ve tutukluların sıkı gözetim altında tutulması için oluşturulan sistemin ayrıntılarını ortaya koymaktadır. Bu şekilde devam etmesi hâlinde, emsali görülmemiş bir soykırıma dönüşecek olan bu uygulama ve baskıların gündeme getirilmesi, asla Çin’in iç işlerine karışmak olarak değerlendirilmemeli; ekonomik ve stratejik işbirliği düşünülerek milyonlarca Müslüman Türk’ün, tüm dünyanın gözü önünde asimilasyona uğramasına izin verilmemelidir. Lakin bizim ülke büyüklerimiz bu olaya sessiz kalmaktadır. Çin dış ilişkiler başkanını çağırıp soru sormayı bırakın hiçbir canlı yayınlarında dile bile getirilmemektedir. Biz Müslüman bir ülkeyiz dindaşlarımıza bile yardım eli uzatılamayacaksak. Boşa somalinin 3 milyarlık dünya bankasın olan borcunu ödemesi için yardım etmesin kimse. Türk olan soydaşlarımıza destek mesajları bile yayınlayamıyacaksak boşa Türklükten kimse çıkıp konuşmasın önce türk ne demektir onu öğrensinler. Çin'in, Doğu Türkistan’da uzun süredir "terörizm ve dinî aşırılık" bahanesiyle devam ettirdiği bu ırkçı tutumundan, insan hakları ve inanç hürriyeti kısıtlamalarından ve “yeniden eğitim kampları" adıyla açık hava hapishanesi şeklinde kurduğu kadınlara çağdaş Nazi işkence kamplarından bir an önce vazgeçmesi, yasadışı bir şekilde gözaltında tuttuğu bir milyondan fazla Müslüman Türk soydaşımızı serbest bırakması çağrısında bulunuyor; başta Türkiye Cumhuriyeti’nin yöneticileri olmak üzere uluslararası toplumu bu konuda duyarlı davranmaya ve çözüm üretmeye davet ediyoruz." dedi.

"TÜRK VE MÜSLÜMAN OLARAK KALACAK"

ÇAKABEYLİ  açıklamalarının devamında: "Birtakım çevreler ABD’nin bu meseleyi, Çin ile arasındaki dünya hakimiyeti mücadelesinde kullandığını ileri sürüyorlar. Bir kesim Çin ile olan samimi ve duygusal (!) bağlılıkları dolayısıyla Çin zulmünü tamamen inkâr ederken bazı kesimler de iddiaları abartılı buluyor. Ve Türkiye Cumhuriyeti, Cumhurbaşkanı ile görüşmek isteyen heyetler nedense görüşemiyor.  Türkiye ‘ye yardım eli uzatılması için gelen heyetler bile kabul edilmez iken  Gelecek Partisi dışında onlara destek veren bizzat genel merkez katında görüşmeler yapmamıza rağmen onlara destek olan hiçbir kurum ve kuruluş olmadı çünkü ülke çıkarları öyle gerekiyormuş, batan ekonomiyi birde Çin hükümetinden tepki almamak için sessiz kalınmaktadır halen. Buğün nasıl ki Kudüs kutsalımızdır yüksek ses ile söyleyebilinirken aynı şey soydaşlarımız ve dindaşlarımız içinde söylenmesi gerekmektedir. Gelecek Partisi Gaziantep  İl Gençlik Kolları Başkanlığı  olarak bizim tek arzumuz, Doğu Türkistan’daki Müslüman Türk varlığına karşı yürütülen bu gayrı insanî kampanyanın sona erdirilmesidir. Kardeşlerimizin, kadınların ve gencecik kızların ve sokaklarda oyun oynaması gereken kız çocuklarının   emperyalistlerin savaşında malzeme olmasına hayır diyoruz. Doğu Türkistan diye bir yer  olmadığını, Uygurların Türk olmadığını iddia ederek tarihi ve Türk kimliğini inkar eden Çin hükümetini; Türkiye ve diğer Türk devletleriyle iyi ilişkiler kurmak istiyorsa bir an önce bu yoldan dönmeye ve Doğu Türkistan’ın Türk kimliğini silme hevesinden vaz geçmeye çağırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Türk Konseyini, İslam Konferansı Teşkilatını ve Birleşmiş Milletleri Çin’e bu insanlık dışı uygulamaları sone erdirmesi için çağrıda bulunmaya ve gerekli tedbirleri almaya davet ediyoruz. Bu bağlamda, Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının bu konuda ortak tavır geliştirmek için bir araya gelmelerinin acil bir görev olduğu açıktır. Gelecek Partisi olarak genel merkezimiz ve  ülkemizin bütün illerinde  bu konuda hassasiyet gösteren diğer kuruluşlarla birlikte sesimizi yükseltmeleri için her türlü girişimde yer alacağımızı Türk Milletine ve dünyaya ilan ediyoruz. İnanıyoruz ki; Türk medeniyetinin bu muazzez ve mukaddes beşiği, Kâşgarlı Mahmudların, Yusuf Has Haciplerin, Osman Baturların, İsa Yusuf Alptekinlerin yurdu Türk ve Müslüman olarak kalacaktır." ifadelerini kulladı.

ÇOK OKUNANLAR